Dosta Düşmana Karşı

Ülkemiz dört yandan kuşatılmaya çalışılmakta… Bu kuşatma girişimlerini durdurabilmek için dışarıda güçlü diplomasiye, içeride ise birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Şayet içeride birlik ve beraberlik gösteremezsek, diplomaside ve askeri alanda istenilen başarıyı elde etmek çok zor olur.

Milli birliğimizin sağlam olması için öncelikle siyasiler, sivil toplum kuruluşları, “ben ülkemi seviyorum burada huzurlu yaşamak istiyorum” diyen herbir birey, üslubuna dikkat  etmek ve bölücü, ayrıştıcı söylemlerden uzak durmak zorundadır.

İçeride birlik beraberliğin sağlanamadığı bir ülkenin geldiği durumla ilgili, Sayın Gürcan Dağdaş’ın Aykırı Gazetesinde yayınlanan makalesinden bir bölümü sizinle paylaşmak istiyorum.

“Türkiye’ye sığınan Suriyeli Sığınmacılarla ilgili bir belgesel izliyordum. Belgeselin bir bölümünü çevirip çevirip, tekrar tekrar izledim ve her izleyişimde, “Allah’ım bizi, memleketimizi muhafaza et, aklımızı başımıza devşir diye dua ettim.

Gaziantep’te çöp tepelerinin içinde debelenen 15-20 kişilik Suriyeli bir grupla bir gazeteci söyleşi yapıyor…

Gazeteci, çöpleri karıştıran Suriyeli gence soruyor:

“Suriye’de ne iş yapardın?”

Suriyeli genç içini çekerek :

“Şam’da giysi mağazam vardı.”

Gazeteci neyi yanlış yaptınız da ülkeniz, dolayısıyla siz bu hale düştünüz?”

Suriyeli genç: Emperyalizm ve Esat bizi bu hale getirdi dersem, eksik söylemiş olurum. Akılsızlığımız bizi bu hale getirdi. Ben Sunni Arab’ım , bizimkiler nüfus olarak Suriye’deki en büyük nüfus, ancak azınlık Aleviler memleketi idare ediyor diye bileniyor, isyan ediyordu. Alevilerle düşmanlaştık. Şu karşıdaki arkadaş Alevi Arap’tır, onlarda görünürde memleketi biz idare ediyoruz ama ekonomi bir avuç Hristiyan’ın elinde bu olmaz diye Hristiyanlarla düşmanlaştı. Şuradaki arkadaş Kürt’tür. Bizi adam yerine koymadınız diye, Alevi Sünni fark gözetmeksizin Araplara düşmandı. Şu arkadaş Türkmen’dir niye bizim esamemiz okunmuyor diye  Araba, Kürde düşmandı. O çöp çuvalını taşıyan Yezididir ve Müslümanlara içten içe husumet taşıdı. Anlayacağınız biz birimize o kadar düşmanlaştık ki, emperyalistlerin işini kolaylaştırdık ve bir birimizi boğazlamaya başladık. Hal böyle olunca bugünkü sonuç ortaya çıktı. YANİ ANLAYACAĞINIZ SURİYE’DE  KENDİ EVİMİZDE BİR ARAYA GELEMEDİK AMA GAZİANTEP ÇÖPLÜĞÜNDE BİR ARAYA GELDİK. BU HAL AKILSIZLIĞIMIZIN BİR SONUCUDUR.

Dosta düşmana karşı , “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

Fevzi GÜLTUNA

Fevzi Gültuna’nın Köşe Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız

Yorum yapın