Anneme Mektup

Sevgili anneciğim; 

Bugün 10 Mayıs Anneler Günü; seni bu özel günde ziyareti edemediğim için çok üzgünüm. Sanma ki mazeret uyduruyorum. Sanırım, sebebini anlatıca bana hak verirsin.


Şöyleki;

Bundan 5-6 ay önce Çin’in Vuhan kentinde bir grup asker isyan çıkardı. Çin Hükümeti de isyanı bastırmaya çalışırken, isyancı askerlerin bir kısmı kaçarak komşu illere sığındı .. Tabi ki kaçan askerler sığındıkları yerlerde de rahat durmadı, yerli halka saldırdı. Yakaladıklarını ya hasta etti ya da öldürdü. Tabi ki sığındıkları ülkelerin Hükümet yetkilileri, hemen Sağlık sınıfındaki askerlerini isyancı askerlerin üzerine saldı ama isyancı askerler o kadar güçlü silaha sahipmiş ki; yerli halkın onlarla başa çıkması oldukça zor oldu. İsyancılar gün geçtikçe güçleniyor, ülkeleri istila ede ede gelip bizim ülkemizin sınırlarına kadar dayandı. Bizim yöneticilerimiz bize saldıracaklarını anlayınca, önce sınırlardan giriş çıkışı yasakladı. Sadece savaş çıkan ülkelerde bulunan vatandaşlarımızın ülkemize girişine izin verdi. Bu kişileride hemen evlerine göndermedi; belli yerlerde 14 gün misafir etti. Ne zaman ki üzerlerindeki korkuyu attılar; o zaman evlerine gönderildiler. Ancak bizim vatandaşlarımızın bazıları bilmeden isyancı askerlerin, kaçak yollardan geçmesine neden oldu. Virüslü isyancılar o kadar hainlermiş ki; misafir oldukları ev halkına minnet duygularını belirtmek için  önce sarılıp seviyor gibi yapıp, yanlarında taşıdıkları gizli silahlarla öldürmeye teşebbüs ettiler. Öldürebildikleri öldürdüler, öldüremediklerini yaralayıp oradan yan komşulara hiçbir şey olmamış gidip yerleştiler. Bu isyancıların çoğaldığını ve her yere yayıldığını fark eden bizim sıhhiye sınıfın komutanı Fahrettin Bey, hemen askerlerini topladı. Bunlara karşı bir harekat merkezi oluşturdu. Bu merkezde çıkmış ve çıkması muhtemel savaşları önlemede başarı göstermiş komutanları toplayarak; bu sinsi, acımasız Virüs isyancılarına karşı mücadeleye başladı. Baktılar, savaş çetin geçecek; çeşitli tedbirler almaya başladılar. Önce çocuklara zarar gelir diye okulları kapatıp; evlerden internet üzerinden ders vermeye başladılar. Bu virüs isyancılarının bir özelliği de, hep kalabalık yerlerde dolaşıp; intihar saldırılarında bulunmak. Bu özelliklerini tespit eden harekat merkezi komutanları; AVM leri, kafeteryaları, lokantaları, kıraathaneleri vb. ne varsa kapatıp; virüs isyancılarıyla şiddetli çarpışmalara başladı. Bu şiddeti çarpışmalar esnasında isyancı virüs askerler; savunmasız, 65 yaş üstü insanları hedef kitle haline getirince; Fahrettin Bey heyeti ile birlikte, bize sokağa çıkma yasağı getirdi. Tam iki aydır evden dışarı çıkamıyoruz. Torunlarımı, kardeşlerim, arkadaşlarımı, anlayacağın hiç kimseyi göremiyorum. Bu savaş bitene kadar da böyle olacakmış. Ama bu günlerde bir söylenti var; sadece 3-4 saatliğine dışarı çıkıp evin yakınında dolaşmamıza  müsade edeceklermiş. İşte bu yüzden gelemedim anneciğim. Böyle olmasaydı; gelip iki metrekarelik bahçendeki çicekleri sulayıp, yabani otları temizleyecek; “anneler günü” hediyen olan Yasin-i Şerifi başucunda okuyacak ve seninle dertleşecektim. Ne yapalım kısmet değilmiş. Hediyeni evden gönderiyorum. Ben senden razıydım, Allah’da senden razı olsun, rahmetiyle muamele eylesin. “Anneler günün kutlu olsun.”

Anne belki bayrama da gelemeyebilirim. Şimdiden bayramın mübarek olsun.

Fevzi GÜLTUNA

Fevzi Gültuna’nın Köşe Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız

Yorum yapın