Pensilvanyalı! SÖYLESENİZE SİZİN ÜLKENİZ VAR MI?

15 Temmuz’daki Hain İsyan’ın 4. Yılı Hatırına..

“Haçlı’nın ülkenizi işgâl etmesi çok tehlikeli değil” mi?

Ülkemizde FETÖ Darbesi öncesi ve sonrasıyla gündemi tazeleyecek daha önemli bir vak’a olmadığından mı, yoksa millî hassasiyet bunu gerektirdiğinden midir bilemiyoruz..

  Artık geriye dönelim ve hakaretlere varan sözleri bir kenara atarak kardeşlikten, sevgiden, saygıdan, memleketin katettiği ilmî, teknolojik ve yatırımcı meselelerden bahsedelim istesek de.. Yeni yeni FETÖ Paranoyaları’yla bundan kurtulamıyoruz..

***

 Bu FETÖ’ye ilk zamanlarda sık sık cem’a’ati tarafından kullanılan ‘MUHTEREM HOCA EFENDİ’ itibarlı ünvanı dolayısıyla hürmet gösterip Terör ile ilişkili FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) diyememişsek de zaman durmaksızın aleyhinde melânet üstü melânetler doğurmaya başlayınca, ne yazık ki biz de bu hastalıktan kurtulamaz olduk..

  Çünkü bu hastalığı içimize sokan Baş Müsebbib Fethullah Gülen oldu..

  Ardından bu ülkeye ezelî düşmanlarımızın dâhi yapamadığı fitne ve fesadı O’ soktu..

  Ülke günden güne bir hayli millî ve manevî meselelerde kan kaybına uğradıkça bir de baktık ki Pensilvanya’da beslenen Fethullah.. azdıkça azdı.. Azdıkça azdı..

  Biz; Bir Hoca Efendi niçin bu kadar işi ileriye götürür ve ülkesini Cehennem ateşine düşürmek ister’ muhayyellerine cevab ararken O’ kurnazca ‘Su altından Saman Yürütme’yi sürdürdü..

   Nihayet Masum Anadolu, Güzelim Yiğid Türkmenliğin Cengden cenge durduğu ve Adaletli Osmanî Diriliş’in yüce yurdluk mührünü vurduğu Öz Vatan Türkiye (Tarihte ilk defa Alman Milleti’nin adını koyduğu Turkhia), aşağılık ve satılık bir maddeci Âlem’in eliyle malûm bir PARALEL DARBE’ye maruz bıraklıldı..

  Batı bu DARBE girişimini başlarda hazmedemedi ki halâ Anadolu Toprakları’nın Darbe sonrası İşgâllerine gebe olduğu kanaatini taşıyorlardı.

 Bu işgâl kimin vasıtasıyla olacaktı?

 Öncelikle Fethullahçı Terör Örgütü’nün Hareket Merkezi Askerî kanatlarla..

 Sonra gözaltına alınacak Cumhurre’is, Başbakan ve Şürekası ile..

Daha sonra da kim bilir kaç bin sivil insan, kaç bin gazeteci, yazar, TV’ci, kaç bin adlî makamcılar ya zindan, ya idam sehpasına sürüleceklerdi..

   Yine olmadı.. Bütün işgâl niyetleri ve fiiliyatlarına rağmen yine Batı ve Haçlı Çatı hüsrana uğradı..

   Fakat esas hüsrana uğrayan milletimiz oldu..

   Öfkeye duran ve lânetle anmak suretiyle kendine huzur temin eden halklarımız oldu..

 İşte bundandır ki biz hangi gün Darbeye Karşı Direniş’in Destanları’nı okumaya başlasak, akabinde zihinlerimiz ve midelerimizi bulandıran yeni yeni FETÖ videoları ortalıkta dolaşır oldu..

***

Nihayet son zamanlarda bir video daha internet sayfalarına düştü ki, bu içlerindeki en iğrenç,en aşağılık ve en mandacı zihniyet paranoyası alarak benliğimize kazındı..

  Ne diyordu bir zamanların Muhterem Fethullah Gülen Hoca Efendi’si bir Haçlı ajandan daha ajan sıfatıyla;

  “Haçlı’nın ülkenizi işgâl etmesi çok tehlikeli değildir…

  Çünkü sizinle onların arasında kırmızı çizgiler vardır..

  Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler..

  Mâbedinize ilişmezler.. İlişmemiş Haçlılar..”

  İyi ki ülkemizi demiyor.. Muhterem Sâbık FETÖ..

  Kendini niçin bu ülkenin dışında tutuyor..

  Cin’liğiyle kendisine inanan avanakları avutuyor da ondan..

  Peki kendisini dinleyenler niçin avanak..

   Çünkü; Onlar da en az kendisi kadar kendi tarihlerinden ve Haçlı Seferleri’nin Akîbet Gerçekleri’nden haberdar değiller..

   Muhterem Fetö’yu okumaktan fırsat ayırıp kendi tarihlerini de iyi okuyabilirlerdi.. Galiba O’nu okudular, ama tarihlerine sırt çevirdiler.

  Okusalardı? O zaman ne olurdu?

 İçlerinden birisi çıkar da şunları derdi;

 ‘Aman Muhterem Efendim, Siz ne söylüyorsunuz..

“Haçlı’nın ülkenizi işgâl etmesi çok tehlikeli değildir” dediniz.

   ‘Bir ülkenin başka bir ülkenin boyunduruğuna girmesi nasıl tehlikeli olmuyor.. Şu Libya’ya bakın.. Şu Cezayir’e.. Şu Irak’a, Suriye’ye..

   Ve zulmün en acı hâtıralarına bugün an an hâtırası düşen Filistin’e..

  Siz hiz Fayez Khalil’in ‘Tarihin Tanığıyım’ kitabını okumadınız mı?”

Sonra lâfı; “Çünkü sizinle onların arasında kırmızı çizgiler vardır’a getirir.. “Doğru dersiniz.. aramızda kırmızı çizgiler vardır.. Ama onlar kalem çiziği değil, kan yazısıdır’ derlerdi..

   Ve eklerlerdi: “Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler..’ dediniz amma Irak’ta uluorta Müslüman kadınlarının arkasına Sokak Köpekleri gibi dizilip namusuna ilişenler Haçlılar değildi de peki kimlerdi Muhterem Efendim..”

 Peki ‘Mabedinize ilişmezler.. İlişmemiş Haçlılar..” dediniz amma‘Ramallah’ı, Felluce’yi nasıl unutursunuz? Daha dün, mâbedlerimize kirli postallarıyla girerek Kur’anı yakan ve mihrabları tahrib edenler Sünnetsiz Coniler değil miydi de.. Kudüs’te Mescid-i Aksa câmisi, Haremi Şerif, Süleyman Tapınağı ve Ömer Câmii’nde on binlerce Müslüman kanı akıtan ve Antakya’da Türk etinden jambon yapıp insan eti yiyen barbarlık Haçlı’ya mahsus idi de siz  bize Müslümanlık tarihimizi niçin böyle tevil ettiniz.. Hakikatleri yalan bildiniz..

   Hocaefendiler de yalan olur mu Efendi..”

***

  FETÖ, yine kan dondurucu bir itirafta bulunmuştur.. O’na alıştık ve alıştırıldık da..

  Ya çemberine esir düşen şu kadar mertebe, rütbe ve para ile makam kazanmış hain askerlerine, hasis işadamlarına, mürid kılıklı yalakalarına ve kendisinden halâ bir türlü kopamayan efsunlu çevreye ne demeli..

   Ne diyelim.. Paralel Darbeleri  sebebiyle firar ettikleri ülkelerdeki Haçlılar’ın kucağında içten içe yaşayacakları; ‘Haçlı’nın Ruhunuzu İşgâl Etmesi Tehlikeli Değildir’ vasiyetli işgâlleri, kutlu olsun.. Size yazıklar vardır.. Eyvahlar vardır..

   Bu millete ise; ‘sahtekâr hocaların emrinde yürümek çürümek’ değil, zevale düşmek değil..  Esarete boyun eğmek değil..

   Daima; kendi aklı, mantığı, feraseti, vatanperverliği, yiğidliği ve Öz be öz Müslüman Türk’lüğünün mevcut tarihiyle hareket etmek vardır.

  Daima da böyle hareket edeceklerinden ‘Mutluluk ve Kutluluk’ vardır..

Bekir Yalçınkaya’nın Köşe Yazılarını Görmek İçin Tıklayınız

Yorum yapın